Çözünmüş oksijen nedir ve nasıl izlenir?
Atık su arıtımında mevcut biyolojik arıtma çoğunlukla anaerobik ve aerobik arıtma proseslerinin bir kombinasyonunu benimsemektedir. Çözünmüş oksijen, gerçek atık su biyolojik arıtma operasyonlarında çok önemli bir rol oynar. Bu göstergedeki uygunsuz veya aşırı dalgalanmalar, aktif çamur sisteminin hızla etkilenmesine neden olarak arıtma verimliliğini etkileyebilir. Bu nedenle gerçek biyokimyasal arıtma proseslerinde çözünmüş oksijen içeriğinin sıkı bir şekilde kontrol edilmesi gerekmektedir.
1. Çözünmüş oksijene genel bakış
Çözünmüş oksijen (DO), sulu çözeltilerdeki oksijen konsantrasyonunu karakterize eden bir parametredir ve suda çözünmüş serbest oksijendir.
Çözünmüş oksijen birimi mg/L'dir ve litre su başına miligram oksijen cinsinden ifade edilir. Sudaki çözünmüş oksijen miktarı suyun kendi kendini temizleme yeteneğinin bir göstergesidir. Yüksek çözünmüş oksijen, sudaki çeşitli kirleticilerin parçalanması açısından faydalıdır, böylece suyun daha hızlı arıtılmasını sağlar; Aksine, düşük çözünmüş oksijen, sudaki kirleticilerin daha yavaş bozulmasına neden olur.
2. Çözünmüş oksijeni etkileyen faktörler
Sudaki çözünmüş oksijen içeriği iki faktörden etkilenir: birincisi, aerobik organik madde bozunmasının oksijen tüketimi ve gelişmiş metabolik oksijen tüketimi de dahil olmak üzere, DO'yu azaltan oksijen tüketimi etkisidir; Diğer bir tür ise, esas olarak oksijenin havadaki çözünmesi, havalandırma yöntemleri vb. dahil olmak üzere DO'yu artıran reoksijenasyon etkisidir. Bu iki etkinin karşılıklı büyümesi ve azalması, sudaki çözünmüş oksijen içeriğinde uzaysal-zamansal bir değişime neden olur.
Sudaki çözünmüş oksijen içeriğini etkileyen çevresel faktörler arasında su sıcaklığı, oksijen kısmi basıncı, tuzluluk ve diğer faktörler yer alır.
1. Su sıcaklığı
Oksijen kısmi basıncı ve tuz içeriği sabit olduğunda, su sıcaklığının artmasıyla çözünmüş oksijenin doyma içeriği azalır. Düşük sıcaklıklarda çözünmüş oksijenin doyma içeriği sıcaklıkla daha önemli ölçüde değişir.
2. Tuz içeriği
Su sıcaklığı ve oksijen kısmi basıncı sabit olduğunda, suyun tuz içeriği ne kadar yüksek olursa, sudaki çözünmüş oksijenin doygunluk içeriği o kadar küçük olur. Deniz suyunun tuz içeriği tatlı suya göre çok daha yüksektir. Aynı koşullar altında deniz suyundaki çözünmüş oksijenin doygunluk içeriği tatlı suya göre çok daha düşüktür. Doğal tatlı su kütlelerindeki tuz içeriğindeki değişiklik çok küçüktür, dolayısıyla tuz içeriğinin çözünmüş oksijenin doygunluk içeriği üzerindeki etkisi önemli değildir ve saf sudaki doygunluk içeriğine dayalı olarak yaklaşık olarak hesaplanabilir.
3. Kısmi oksijen basıncı
Su sıcaklığı ve tuz içeriği sabit olduğunda, sıvı yüzeyindeki oksijen kısmi basıncının artmasıyla sudaki çözünmüş oksijenin doymuş tuz içeriği artar.
Çözünmüş oksijenin (DO) izlenmesi
Çözünmüş oksijenin havadaki oksijen, sıcaklık ve nem gibi faktörlere karşı duyarlılığı nedeniyle, yerinde izleme için sıklıkla çevrimiçi tespit cihazları veya taşınabilir çözünmüş oksijen dedektörleri kullanılır. Test sırasında, havalandırma tankının tamamı birkaç alana bölünmeli ve sistemin farklı aşamalarında ve zaman noktalarında çözünmüş oksijenin dağılımını anlamak için tüm alandaki çözünmüş oksijen izleme değerleri istatistiksel olarak analiz edilmelidir. Bu, sonraki sistemin genel olarak anlaşılması ve aktif çamur arızalarının analizi açısından çok faydalıdır. Bu tür tespit koşullarının mevcut olmaması halinde, havalandırma tankı çıkışındaki çözünmüş oksijen, aktif çamur sistemindeki organik madde bozunma sürecinin nihai sonucu olarak izlenebilir. Normal şartlarda kışın oksijenlenmenin etkisi yaz aylarına göre çok daha iyidir. Bunun temel nedeni kışın su sıcaklığının daha düşük olması ve çözünmüş oksijen doygunluğunun daha yüksek olmasıdır. Aksine yaz aylarında çözünmüş oksijenin doygunluğu daha düşüktür.






